Kamu Hastane Birliği Tasarısı'da Pilot Bölge Van Olsun

Kamu Hastane Birliği Tasarısı'da Pilot Bölge Van

Olsun

Prof. Dr. Özkan ÜNAL

Hekimlerde bir telaş var. İki yılda bir nisan ayında tabip odaları seçimleri olmaktadır. Son yıllarda bu seçimler daha bir heyecanlı. Çünkü hekimler kendi adına yapılan söylemlerden, yıllardır çözümsüzlük önerilerinden bıktılar.

Sağlıktan kültüre, siyasetten ekonomiye bin yıllık tarihimizle, inançlarımızla birlikte var olduğumuzu düşünen hekimler, ideolojik söylemlerin dışlayıcı yapısına karşı, aynı vatan toprağında, gönüllü olarak, birlikte, kardeşçe yaşama düşüncesinin, kucaklayıcı bütünleştirici bir anlayışın, önce tabip odalarında sonra TTürk Tabipleri Birliği (TTB)'de hakim olmasını istiyor.

Tam da bu süreçte meclis alt komisyonundan bir tasarı geçti. Kamu Hastaneleri Birliği Yasa Tasarısı. Etrafınızdaki hekimlere bir sorun, kaç kişi yasadan haberdar, kim tasarıyı okudu? Anayasa'nın değişmesinin tartışmaları, bizler için hayati öneme sahip bu tasarıyı gündemden gizlemekte oldukça başarılı oldu.

Hekimler, tabip odaları, uzman dernekleri vs. bu tasarıyı öğrenme, tartışma zeminini henüz oluşturamadılar. Birkaç basın açıklamasının dışında tık yok.

Enteresandır, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tartışmalarını hepimiz basından izledik. Yok, içinde Adalet Bakanı olsun mu olmasın mı? Müsteşar olsun mu olmasın mı? Birkaç gün bununla yattık, bununla kalktık. Halbuki Kamu Hastaneleri Birliği Tasarısı'da Sağlık il yönetim kurulunda kimler yok ki? Hukukçu, maliyeci, tüccar, politikacı, bir iki tane de hekim. Hiçbir televizyon kanalında bu tartışmayı gördünüz mü?
Bu yönetim kurulunun altında genel sekreter (hekim değil) onun altında hastane yöneticisi (hekim değil) onun altında başhekim. Hekimlerin düşürülmek istendiği durumu bu bir cümle bile anlatırken, bu tasarının kamuoyunda tartışılmaması meslek etiği konusunda kafa yoran kesimler için düşündürücüdür. Bana göre bu tasarı sağlıkta en keskin viraj. Önce özerkleşme, sonra özelleşme tasarısı olarak gözüken bu keskin virajda öyle görünüyor ki, birileri savrulacak. Bu birileri umarım emniyet kemerleri çıkarılmak istenen hekimler olmaz. Çünkü tasarıyla hekimlerin minimum düzeyde söz sahibi olduğu, çalışanların sözleşmeli hale getirildiği, kamuda sağlığın serbest piyasanın insafına terkedileceği bir sistem geliyor. Hekimler! Kemerleri iyi takın, bu kavşakta savrulan biz olmayalım.

Tasarının yürürlüğe girmesinden sonra kamu hastaneleri yönetim kuruluna giren örneğin; bir il genel meclis üyesi veya bir esnaf ile bir hekim arasında şöyle bir diyalog muhtemeldir;

Doktor, hele söyle bakalım, dün sana bir grip hastası gelmiş, sen de hiç tahlil, film istemeden evine yollamışsın, istirahat et, bol su iç, meyve ve sebze ağırlıklı gıdalar tüket demişsin, üstelik bir antibiyotik bile yazmamışsın. Bu nasıl doktorluk doktor!
Bu tahminim çok da fantezi değil, hele bölgenin yerel şartları göz önüne alınırsa bu söylemin hafif bile kalacağı bellidir.

Ülkemizde 120 bin hekim, birkaç katı da sağlık çalışanı var. Referandum tartışmalarının yapıldığı şu günlerde bir anket yapalım. Kaç tane hekim veya sağlık çalışanı bu tasarıya olumlu bakacak. Ben bir elin parmaklarını geçeceğini zannetmiyorum. Kesin olarak hal böyle iken bu tasarı hangi istişareler neticesinde hazırlandı? Hangi çalıştaylar sonucu bu kararlar alındı? Hangi komisyon hazırladı? Bence iyi bir tercümeye benziyor. Yoksa bu kadar ayrıntılı bir tasarı hazırlanacak, kimsenin haberi olmayacak.

Tasarının Meclisten geçeceğine ihtimal vermek istemiyorum, ama eğer TBMM'den geçerse sistemin yanlışlarının en iyi görüleceği yer bölgemizdir. Bu nedenle pilot olarak Van ili seçilirse, Allah da ömür verirse, yetkililere tasarının olumlu ve olumsuz tüm yönlerini gösterebiliriz.

Yazarın Diğer Yazıları

  Tabip Odası Seçimleri

  Mecburi Hizmette Sıkıntılar

  TTB Düzelir mi?

 
Kaynak: medimagazin.com.tr