|
BASIN DUYURUSU 17.11.2008 tarihinde Şanlıurfa Merkezinde bulunan Beykapısı Sağlık Ocağında bir bayan doktor, muayene sırasını beklemeyi reddeden bir hasta tarafından saldırıya uğramıştır. İki ay önce göreve başlayan Dr. Venhar ONAT, içerde bayan hastasını muayene ederken, içeri giren kişiye dışarıda beklemesini, hasta muayenesi bitince kendisini alacağını beyan etmiştir. Saldırgan kişi, ‘’beni bekletemezsin’’ diyerek meslektaşımıza fiili saldırıda bulunmuştur. Dr Venhar ONAT’a, karnına aldığı tekme darbeleri sonucunda 20 gün rapor verilmiş ve iç kanama endişesiyle hastaneye yatırılıp tedavi altına alınmıştır. Mecburi hizmetini yapmak ve insanlara şifa dağıtmak için bu bölgeye gelmiş bir bayan doktora yapılan bu saldırıyı, Kahramanmaraş Tabip Odası olarak nefretle kınıyoruz. Kendine hizmet için gelmiş hekimine saldıran, hekimini döven ve Prof Dr Göksel Kalaycı’nın hunharca katledilmesinde örneğinde olduğu gibi hekimine kurşun sıkan bir toplum haline gelmemizin utancı acaba kime aittir? Yine üzüntümüzü katlayan diğer sebep ise saldırganın serbest bırakılmasıdır. Bu darp olayı, yine kamu görevi icra eden bir hakim ya da savcıya yapılsa idi kişi serbest bırakılacak mıydı? Her türlü zorluğa göğüs gererek gece gündüz insanlara hizmet vermeye çalışan hekimlere saldırılması, darp edilmesi, hekim kamuoyunda derin bir üzüntü, endişe ve hayal kırıklığına yol açmaktadır. Bizi üzen ve endişeye sevk eden, bütün bu saldırı, darp ve hatta kurşunlanarak öldürülme hadiselerine bile yetkililerden bir kınama gelmemesidir. Bir tek teselli-geçmiş olsun sözü dahi duyamamak, hekim kamuoyunun acısını ve üzüntüsünü arttırmaktadır. Yetkililerin, hekimler hakkındaki olumsuz beyanatları, “Hasta Hakları Merkezlerini” “hekim şikayet merkezi” haline getirmiş, sağlıkta yaşanan tüm sorunların kaynağı sanki hekimler imiş gibi saldırılar başlamış, hekimler adeta günah keçisi haline gelmiştir. Hekimin de bir insan olduğu, neşeli günü olduğu gibi sıkıntılarının da olabileceği, depresyonda ya da tükenmişlik sendromuna yakalanmış veya hasta bir yakınının mevcut olabileceği hiç düşünülmeden, adeta bir robot muamelesi yapılarak, ‘’hekim güler yüzlü olacak, asık yüzlü hekim olmaz’’ tarzında beyanatlar verilmiştir. Kendi istediği ilacı yazmadığı, kendisine ters baktığı(!), başkasının karnesiyle gittiği için muayene edilmemesini gerekçe göstererek hekimi suçlayan bazı insanlar, hekimleri yalan yanlış şikayetlerle suçlamış, 184 SABİM telefonları adeta hekimden intikam alma hatlarına dönüşmüş, yine çeşitli illerde yüzlerce insan hastane acillerini basarak sağlık personellerini ve hekimleri darp etmiştir. Bu yaşananlar göstermektedir ki, can güvenliği sorunumuz, mesleğimizi icra etme şartlarını bütünüyle ortadan kaldıracak duruma doğru gitmektedir. Bu ise hem hasta, hem hekim, hem de halkımız açısından problemli sonuçlar doğuracaktır. Hayati tehlikesi bulunan ve risk taşıyan hasta, eğer hasta yakınlarının agresif tutumları var ise; hastanın muhtemel kaybedilmesi sonucu yakınlarının saldırma endişesi karşısında başka merkezlere sevk edilmek istenecektir. Sonuçta bundan zarar görecek olan yine hastalarımız olacaktır. Bu ise ne hekimlerin, ne de halkımızın isteyebileceği bir durumdur. Sonuç olarak, yetkililerin hekimleri hedef gösteren beyanatlardan vazgeçmelerini, sağlık birimlerinde güvenlik önlemlerinin arttırılmasını ve saldıran kim olursa olsun, kamu görevini yapan insanlara bu harekette bulunanların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz. Saygılarımızla.
Dr. Mehmet Ali DÜZKALE Kahramanmaraş Tabip Odası Başkanı |
